Globalleşen dünya, büyüyen pazar gibi sıkıcı ekonomik terimler içerisinde boğulmadan her firmanın hatta hobisini, uğraşını işe dönüştürmek yahut ekonomik kaygı gütmeden sadece daha çok insana ulaşmak isteyen kişilerin neden ucuz web sitesine sahip olmaları gerektiğini açıklayan bir yazıyla karşınızdayım.

Yazımıza küçük bir örnekle başlayalım. 90’lı yılların başlarına kadar ki süreyi konu alan filmleri, dizileri izleyenler ya da bu dönemlerde yaşamış insanlar iyi bilirler, bir elinde içi gazete dergi dolu bir çanta taşıyan çocuk diğer elinde gazetelerden biri ve o meşhur bağırış “yazıyooor..” sizce sebebi nedir ? Haberleşme adına sadece yazılı basın ve radyonun olduğu bir dönemde gazetelerin kendilerini ısrarla herkese duyurmak istemesinin hatta bu uğurda yüzlerce çocuğun ellerine gazeteleri, dergileri tutuşturup onları sokak sokak dolaştırıp bağırtacak kadar neyin peşindeler ? Fazla yorulmanıza gerek yok söyleyeyim, “Bilinme, duyulma ve görülme arzusu” kısa adıyla reklam. Biraz düşünelim, hemen her büfede bulunan gazete neden bir de bunları çocukların ellerine tutuşturur ve bunları onlara sattırır. Çünkü büfedekiler zaten satılır. Amaç gazete satan yerlere uğramayan insanlara ulaşmak. İnsanların ayağına gelmesi için bir bina içerisinde hizmet yahut ürün satmak değil insanların ayağına gitmek. Örneğimiz size bir nebze nostalji yaptırdı, şimdi günümüze geri dönelim. Ne işle uğraştığınızın hatta bir işle uğraşıp uğraşmadığınızın bile önemi yok. Gerek ekonomik kaygılarla gerekse sadece keyfe keder insanlara göstermek istediğiniz şeyleri nasıl gösterirdiniz ? 25 yıl önce olsa muhtemelen çıkar sokaklara “Bunları ben yaptım bakın bunlar benim eserim.” diye dolaşırdınız ancak şu an ne şehirler gezebileceğiniz kadar küçük ne de insanların bu tarz şeylerle ilgilenecek vakitleri var. Herkes yoğunlukta zirve yapmış durumda peki bunca yoğunluğun içerisinde yine de en çok vakit ayırabildiğimiz her zaman içerisinde gezindiğimiz her fırsatta baktığımız, bakmadığımız zaman kendimizi rahatsız hissettiğimiz mecra nedir diye sorsam ? Hemen herkes “sosyal medya” cevabını verecektir.

Artık hayatımızın bir parçası olan akıllı telefonlar, daha da akıllı olan bilgisayarlar ve akıl konusunda zirveyi kimseye kaptırmamış olan insanlar. Şimdi gelelim sosyal mecraların tümünü kapsayan yüzyılın buluşu olan internete. Son dönemde üzerinde trilyonlarca doların döndüğü bu mecranın bileşenleri neler. Nasıl dönüyor bunca para nereye gidiyor ? Nereden geliyor ? Bütün bunların tek tek cevabını vermek için bayağı başınızı ağrıtmam gerekir ama internetin temeli birebir semt pazarıyla aynı. Herkes orada!! Herkes!! Ürün satan, ürün alan, hizmet satan, hizmet arayan, uygun fiyat, yüksek fiyat, berbat ürün, ucuza kaliteli ürün aklımızın alacağı hatta alamayacağı her şey orada. Çok basit bir örnekle eline gazete sıkıştırılmış çocukların gittiği en işlek cadde şu an internet , ama ne kağıt var ne gerçekten yürüyen insanlar ne de çocuk. Her şey sanal 7/24 işlek, 7/24 aktif hiç kepenk kapatmayan dükkanlar ve gezmekten hiç yorulmayan insanlar. Niyetim sayılarla kafa bulandırmak değil. Dünya üzerinde şu gün şu saat şu dakikada internette aktif gezen kullanıcı sayısı çoğu kişinin umurunda olmaz benim de olmadığı gibi, ama bunlara kulak tıkamak, burada gezen insanların varlığını umursamamak bu mecranın kat’i gerçekliğini kesinlikle değiştirmiyor.

İnsanlar internet içerisinde hobileriyle ilgileniyor, geziyor, ürün satın alıyor, aldığı üründen çok memnun kalıyor ve ya kalmıyor ancak insanlar bu mecrada para harcıyor. Bu kesin bir gerçek ve buna kulak tıkamak sadece bizi geride bırakır başka hiçbir şey olmaz. Bunca zaman bu mecrayı görmezden gelmek bize ne kaybettirdi peki ? Yoksa her şey için artık çok mu geç ? Tabii ki değil. Çünkü internet kullanıcıları burayı her gün yeniden ve yeniden geziyor. Gözleri yoruluncaya dek yeni bir şeyler arıyorlar. İlgilerini çekebilecek, para harcatabilecek yeni şeyler. Sahi ya dünya üzerinde milyarlarca insanın sırf ilgilerini çekecek bir şeyler bulmak için saatlerce hiç yorulmadan dolaştığı bir pazarda siz niye yoktunuz ? Bizi buradan geri bırakan şey nedir ?
Geleneksel satış yöntemleri bizi bu tür mecralardan uzak tutar. Dikkat edersek internetten alışveriş yapmayan kişiler de geleneksel satış ve alış yöntemlerine bağlılıkları ve yeniliğin getireceği zararlardan endişeleri göze çarpar. Ancak bu insanlar gün geçtikçe azalıyor ve internet pazarının kaymağı her geçen gün ellerimizden kayıp gidiyor. Peki bu internette nasıl yer edinilir ? Bu pazara bir tezgah açmanın yolu yok mu ? İçerisinde ne müşterinin ne de satıcının bittiği, her dilden insanların çektiği fotoğrafları, yediği yemekleri, sattığı ürünleri, yaptığı heykelleri ve resimleri aklımıza gelen gelmeyen her işin her ürünün gösterildiği bu mecrada tabiri caizse bir tezgah açmanın yolu ucuz web sitesi.